HISTORICAL PLACES AROUND OUR MOTEL
 
ATHENA TAPINAĞI
Akropolis'in 289 m. yüksekliğindeki derin mavi sulara bakan zirvesinde Fortress tanrıçası Athena için yapılmış olan bir tapınak bulunmaktadır (M.S.530) .Bu tapınak 30-31 m. ve 14.03 m.'lik bir alanı kaplamaktadır. Tapınak, doğuya dönük, önünde sütunlu bir giriş kapısı bulunan, dikey olarak uzanan "megaran" tipi evlere benzer bir yapıdır.
 
TİYATRO
Agora'nın batı kapısından aşağı inen taş döşemeli yol, önce hamamlara oradan da tiyatroya ulaşır. Denize ve Lesbos(Midilli) adasına bakan tiyatro, kent merkezinin güneyinde doğal bir kayaya oyulmuştur.Yapım tekniği ve plan özellikleri bakımından bir Roma Çağı tiyatrosudur. Büyük bir olasılıkla daha eskisinin yerine yapılmıştır. Kaveası iki diazoma ve 26 oturma sırasından oluşmaktadır. Parados duvarlarında her iki tarafta da beşik tonozlu birer mekan vardır. Bu iki odanın bilet ve kitap satışı ya da görevliler için yapıldığı düşünülmektedir. Büyük olmayan skene zamanla genişletilmiştir. 19.14 m genişliği vardır ve iki katlıdır.
 
 
HÜDAVENDİGAR KÖPRÜSÜ
Ayvacık' tan Behramkale'ye giden yol üzerinde , Tuzla Çayı üzerine 14. yüzyılda inşa edilmiştir.Günümüze kadar ayakta kalmayı başarabilen köprü inşaa edildiği günden bugüne üstünden insanları sevdiklerine kavuştururken,altından Ege'ye kavuşmak arzusuyla çağlayıp duran Tuzla Çayını seyre dalmıştır . Antik adı Satniceis olan Tuzla çayının güney ve kuzey yönlerinde uzanır.Behramkale köyüne bir km mesafededir.Kimin tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmemektedir.
 
ZEUS ALTARI (SUNAK)
Gargara (Küçükkuyu ); sırtını, denizden aniden yükselen, zeytin ağaçlarıyla süslenmiş Gargaran tepesine dayar. Gargaran tepesi de, eski Yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Altarı'na (Sunak) ev sahipliği yapar. Eski Yunanlılar, savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. Taş duvarlarla örülen küçük bir oda kadar olan; içinde su bulunan sarnıç, halk arasında Zeus Mağarası olarak bilinmektedir.
 
 
CENEVİZ KÖPRÜSÜ
Cenevizliler tarafından yapıldığı sanılan köprü, yüzyıllar boyunca insanlığa hizmet vermiş ve "Yağcı Yolu" olarak adlandırılan tarihi yolun en önemli geçidi olmuştur. Mıhlı Vadisi'ndeki bu köprü Ege Denizi ile Kaz Dağları'nı ve insanları yıllarca birbirine kavuşturmuştu. Mıhlı Çayı, vadideki yolculuğunu sürdürürken köprü de, görevini tamamlamış olmanın huzuru içinde dimdik ayakta durmakta ve yazın gelecek turistleri heyecanla.beklemektedir. Şelaleden akan su, Kaz Dağları'nın nağmelerini fısıldarken, tarihi köprünün gizemi ve doğal güzellikler, sizi büyüleyecek ve siz, saatlerce bu manzaranın güzelliğinden ayrılamayacaksınız.
 
İDA (KAZDAĞLARI) VE SUTÜVEN ŞELALESİ
Havadaki  OKSİJEN ORANININ FAZLALIĞIYLA DÜNYA  İKİNCİSİ  bir bölgedir.Bu gerçek, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Tarihte  "TANRILAR VE AŞKLAR DAĞI İDA"  olarak geçen KAZDAĞLARI, tam 4.000 yıllık bir yaşam serüvenine sahiptir. Troyalılara, Lidyalılara, Hititlere, Romalılara, Selçuklulara ve Osmanlılara yurt olmuştur. Bölgede, tüm uygarlıklardan kalan izlere rastlamanız mümkündür.DÜNYANIN  İLK  GÜZELLİK  YARIŞMASI  BURADA YAPILDI. Paris,elindeki altın elmayı uzatarak AFRODİT' i, DÜNYANIN İLK GÜZELLİK KRALİÇESİ İLAN ETTİ.
 
 
AFRODİT KAPLICALARI
Şifalı sularında derman aramaya gelenlerle dolup taşan kaplıcalar rivayete göre Afrodit tarafından bulunmuş. Afrodit tarihte bilinen ilk güzellik kraliçesidir. Cüzzam hastalığına yakalanarak güzelliği kaybolan Afrodit, Zeus tarafından yanından uzaklaştırılır. İda Dağında gezerken bir kurdun suyun çıktığı mağaraya girdiğini görür. Buradan çıkan 42C sıcak sularda hergün yıkanan Afrodit cüzzamdan kurtularak eski güzelliğine yeniden kavuşur.